Türkiye'de kanser politikası büyük ölçüde kamuoyunun denetiminin dışında şekilleniyor. Yazılı soru önergeleri ise bu tabloya açılan nadir şeffaflık kanallarından biri: Milletvekilleri bakanlara doğrudan soru yöneltiyor, bakanlar ise teknik olarak 15 gün içinde yanıt vermekle yükümlü. Bu önergeler sayesinde hangi bakanlıkların hangi soruları yanıtsız bıraktığı ve hangi konuların defalarca Meclis gündemine taşındığı görünür hâle geliyor.
Bu panel, yalnızca kanser tanısı, tedavisi ve sağlık hizmetlerine ilişkin önergeleri değil; aynı zamanda kanserojen maruziyete yol açan koşulları konu alan önergeleri de kapsıyor. Asbest, hava kirliliği, sigara ve tütün ürünleri, endüstriyel kimyasallar, termik santraller ve ağır metaller bu kapsamda ele alınıyor. Dolayısıyla her önerge doğrudan tıbbi bir meseleye odaklanıyor diyemeyiz. Kanser vakalarının önemli bir bölümü önlenebilir niteliktedir ve önlemeye yönelik politikaların çoğu zaman Meclis'e bu tür dolaylı sorular aracılığıyla taşındığını görüyoruz.
Dijital Demokrasi Girişimi (DDI) tarafından desteklenen bu çalışma kapsamında TBMM'nin 22. döneminden, yani 14 Kasım 2002 tarihinden bu yana sunulan 265.175 yazılı soru önergesi tarandı; kanser ve kanserojen risk temalı 2.731 önergeye (%1,0) bu panel kapsamında yer verildi.
Yöntem hakkında detaylı bilgi için tıklayın